yüzoniki
Şubat 22, 2007
teyit ettiremediğim duyumlarıma göre yılını kestiremediğim zamanlarda tarlaya gitmek üzere hazırlanan köylü insanı evin çocuklarına afyon koklatırlar ya da çiğnetirlermiş ki onlar tarladayken çocuklar şımarmasınlar, uyusunlar büyüsünler. küçük yaşlardan uyuşturucu bağımlılığı kazanan çocuklar birer yetişkin haline geldiklerinde kafaları iyi olduğu için bu geleneği devam ettirmeyi akıl edememişler ve ülke tarımı düşüşe geçmiş. yetkililer buna bir anlam verememiş ve almaya çalıştıkları tedbirlerde başarısız olmuşlar çünkü bu yöntemi sadece köylüler biliyormuş.
zaman içinde tıp gelişmiş, virüslerin genetik yapısına müdahale edilir, mikroplarla oyun hamuruyla oynanır gibi oynanır hale gelmiş. virüs milleti geliştikçe tıp milleti de gelişmiş (belki de bilinçlidir bu karşılıklı gelişim ha? neyle para kazanacak büsbüyük sağlık şirketleri virüsler gelişmese). yamulmuyorsam, grip virüsüne etkinliğini azaltacak müdahaleler yaparak hazırlanan aşılarla hastalık bağışıklık sistemine gripe neden olmayacak şekilde öğretilmiş. hala da öğretiliyor.
içinde bulunduğumuz zaman dilimi itibariyle tarım geçerli bir yaşam şekli olma niteliğini kaybetmiş durumda ve afyon üretimi devlet gözetiminde mi ne yapılıyor tam bilmiyorum. o yüzden yok öyle “çocuğa afyon çiğnetiyim de bi dvd izleyim sessiz sakin” demenin imkanı. ama bu bir ihtiyaç. çocuklar zaman içinde virüsler gibi geliştiler ve televizyon devirecek, “bokus bokus” diye milleti dövecek, gecenin 1 inde bile enerji seviyesi düşmeyen yaratıklar halinde geldiler.
bunu düşünen benim aklıma daha öncesinde, çocukların belli bir yaşa geldiklerinde, misal-i ala 3, yurta verilmeleri ve yine belli bir yaşa geldiklerinde, misal-i ala 9, geri alınmaları gibi bir çözüm gelmiş, bunu çeşitli ortamlarda dile getirmiş ve olumsuz tepkiler almıştım. bir süre önce bilimsel deneylere konu olabilecek kadar çok enerjisi olan bir çocuğun annesi olan akrabamın “geçen hafta hastayken nasıl mahzundu, hiç kalkmıyordu oturduğu yerden” demesi ve “keşke hep öyle olsa” şeklinde karşılık vermemle aklıma zamanında köylülerin uyguladığı yöntemin bir benzeri geldi.
bence çocuklara çok az hasta edecek kadar grip virüsü verilmeli ki sersemleşen bünyeler şımarıklık yapacak konsantrasyonu toplayamasınlar. virüsün vücuda verilmesinim çeşitli şekilleri ve dozajları olabilir diye düşünüyorum. çok şımarık bir çocuğa virüs damardan, amcalarını görünce şımaran bir çocuğa ise gerektiğinde kullanmak üzere 5 mglık tabletlerle ağızdan ya da sütüne karıştırarak felan verilebilir mesela. hem böylece çalışan bayanların kreşe verecekleri parayı kitaba, şuna buna verebilmelerinin de yolu pekala açılır. neden olmasın..
abi herşey iyi güzel dediğine uyalımda sonra tarla işine dönmesin. virüsü alan çocuk boşalan enerjisi ile kafası çalışmaz hale gelipte ilerde bu metodları akıl edemezse sonra tarımın düşüşü gibi düşeriz Allah muhafaza.
hayırlısı hocam, hayırlısı..
bu yazının ilhami perisi yoksa emin mi saci? ((:
hafif sadist gördüm seni :)
giriş, gelişme ve sonuç bölümleri oldukça oturaklı. kompozisyon sınavı olsa 90′ın altında almaz :) hem de benim gibi notu kıt, kıl bir hocadan bile…
biraz emin daha çok ahmet sami :)
çocukları susturmak için biraz sadist olmak gerekiyor valla. yüz verince astar istiyolar :)
teşekkürler bu arada, benim de hoşuma gitti yazım :)
nerede sacid o eski ana babalar. çocuklarını büyüklerinin yanında sevemeyen konuştumu çocukta anayasa etkisi uyandıran otoriter ebeveyinler. şimdikilerin bebeleri kıymetli öte git denilmiyor. senin bu fikirlerinede şiddetle karşı çıkar bunlar.
aman Yarabbi bu ne sadist yaklaşım. göslerime inanamadım ve ayıpladım seni:p
sen böyle değildin ne olmuş sana :p
belki zamanında bana da afyon çiğnetmişlerdir kimbilir :p