sekseniki
Ekim 26, 2006
yaklaşık iki ay süren geçmiş sezon lost izleme sürecimin bitiminin ardından kitaplarla olan ilişkime ara verdiğim yerden yeni kitaplarla başladım. büyük beklentilerle okumaya başladığım için ne zaman “uf süperdi” dedirtecek diye diye sonuna geldiğim ali ayçil – sur kenti hikayeleri’nden sonra rasim özdenören – hastalar ve ışıklar’a başlayınca kısa bir şok geçirdim. sur kenti hikayeleri gibi kolay okunan kolay anlaşılan bir kitaptan sonra hastalar ve ışıklar’ın nefessiz anlatımı beni oldukça zorladı. hatta kitabın atıyorum ilk 30-40 sayfasındaki bölümler arasında bağlantı kurmakta zorlandım, kurgu içindeki zamanı kestiremedim, kimin dilinden okuduğumu bilemedim. “neden anlayamıyorum ya yoksa kitap okumayı mı unuttum” derken anlamaya başladım ve güzel bitirdim. bir bayram günü içinde okuyup bitirdiğim ah muhsin ünlü – gidiyorum bu ise bana oldukça saçma geldi. tamam severim saçma şeyleri, çocuksu anlatımları, düzensiz cümleleri ama biraz da anlamak lazım meseleyi. hızlı okuduğum için belki de ne dediğini anlamadan bitirdim. tekrar okumalıyım.
sac,
ali ayçil’i şiddetle tavsiye etmeyi unutmuşsun.
yoksa tanyalı seyyah ibn sacidu diye havalara girdiğini unutacağımı mı sandın.
kitabın hakkını ver:))
:))
pardon ya unutmuşum. diğerlerini bilemem ama ali ayçil’i tavsiye etmeden uyuyamam rüyama girer. kesinlikle okunması gereken biri. özellikle nakkaş hepatitze’nin hikayesi çok sürükleyici :p
abi kitaplarla bu denli istikrarsız bir ilişki varken görünürde ve ” üf süperdi” demek gibi sakat bir beklenti yer almışken zihin dünyanda ne kadar güvenebiliriz senin önerdiğin kitaba…
bırak rasim özdenöreni devam et elif şafaktan en iyisi…
buyur hocam sen tavsiye et bişeyler. necip fazıl alıp okumayalım mı senin yaptığın gibi? cort mu olun diyosun? açık konuş :)
zaman sadece birazcık zaman…
niyet hayr akıbet hayr diyorum. istikrar diyorum.
şu an tavsiye değil de tasfiye etmek zamanı diyorum :)o işlemden sonra ne okursan oku…
ali ayçil yeni biri mi? kaç kitabı var? bizi bilgilendir sacid. senden öğrenelim istiyorum.
:) yeni biri değil ama ben yeni duydum :) 3 kitabı var diye hatırlıyorum son baktığımdan ama emin değilim. mustafa kutlu gibi bir tarzı var.
arastanın son çırağı ve naz bitti adlı iki şiir kitabı var. denemelerinin yer aldığı ceviz sandıklar ve para kasaları’ndan sonra sur kenti hikayeleri’ni yayımladı.
“ne etsem berabere bitmedi o yılgın maç/ herkes bende kalanı küçük bir sıyrık sanır/ sen aklıma düştükçe içim nasıl izdiham/ terkedilmiş bir evin ilk günü kadar ağır”
diyen şairdir..
iyi demiş de, sanki bir ahmet arif tadı var ya da bende öyle bir çağrışım yaptı direkt olaraktan …
ahmet arif kimdir necidir tanımıyorum. ali ayçil takliti olsa gerek :)
sen tanısan zaten ben artık tanımazdım kaliteden taviz vermemek, popülizme karşı olan duruşumuzu mukavemetimizi bozmamak adına :)
hocam görüyorum ki bana dair herşeyin senin için kötü bir karşılığı var. allah ıslah etsin diyorum. amin diyin arkadaşlar. ne kadar çok amin dersek o kadar çabuk döner yanlıştan :)
amin amin amin amin amin amin amin amin amin amin amin amin amin amin amin amin amin amin
kimseye gerek kalmadı ben yeterince dedim :D
hm teşekkürler hepatitze ve sacid.
şiir kaliteye yaklaşık. tam olmasa da.
sacid yoksa birini mi taklit etmiş bu yazar:p
başka bir örnek alabilir miyim? -şiirlerinden-
şimdi bana efendim yeni bir hayat gerek
göğüs kafesim için dededen birkaç nağme
eşiğinizde bitti sürdüğüm belirsiz iz
teli kopuk bu çalgı ne söylese beyhude..
en sevdiğim mısralarındandır..
evet hoş..
teşekkür ederim.
takip etmeye çalışayım bir süre sonra inşallah.
yehuuu, anneeeee: )
“…Buraya mayk oturdı bundan sonra onun” diyen aşmış kişi…