birkaç gündür trevanian’ın katya’nın yazı isimli kitabını okuyorum. güzel bir roman, tavsiye ederim. zekice hazırlanmış diyaloglar tecrübeli sözlükçüleri kıskandıracak ayarlarla dolu. elemanın biri elemanın diğerine bir laf söylüyor. aha ne cevap verecek şimdi bu lafa diye merak edip gözünüz hızla tırnak arası yapılmış sonraki cümleyi arıyor.
bugün karşılaştığım bir paragrafta esas oğlan adet edindiği üzere yerden aldığı bir çakıl taşını veriyor yine esas kızımıza hediye olarak. armağanının küçüklüğüyle ilgili şu anda hatırlamadığım bir şeyler sıralıyor ardına. esas kızın ayarı mı diyim, bakış açısı mı, diyaloğu basitlikten çıkartıp etkileyici bir hale getiriyor.
“bana dünyayı armağan ettiğinizin farkında mısınız? parçalar halinde..”
parçalar halinde çikolata isterim ben. dünyanın gerisi sizin olsun.
:) kız iyi laf etmiş.. ama mucteba daha iyisini söylemiş.. destekliyoruz…
en güzel diyaloglardan biri idi, değil mi sacid..
şimdiye kadar okuduklarım içinde en güzellerinden biriydi evet. daha bir çok güzel diyalog var..